Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11378 E. 2021/6743 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11378
KARAR NO : 2021/6743
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1)Sanığın ortağı olduğu … Tekstil Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına yetkili olmadığı dönemde 2 adet bono keşide ederek şirket borçlarına karşılık olmak üzere katılan …. ve Tic. A.Ş.’ye vermek suretiyle “resmi belgede sahtecilik” suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; suça konu bonoların mahkemece huzurda incelenmemiş olması, sanığın savunmalarında ve temyiz dilekçesinde, suça konu bonoların yetkili olduğu dönemde düzenlendiğini, bonolar üzerindeki yazıların kendisi tarafından yazılmadığını, keşide tarihi kısmının boş olduğunu, muhtemelen katılan şirketin keşide tarihi kısmını sonradan doldurduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi ile … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 04.12.2013 tarihli ekspertiz raporunda da bonolar üzerindeki tanzimle ilgili el yazılarının sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi karşısında, suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, suça konu bono asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadıkları ve aldatma niteliklerinin bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılmasından sonra, bu bonolar yönünden herhangi bir icra takibi yapılıp yapılmadığı ve şirket nezdinde imza itirazında bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi, şirket tarafından daha önce bu şekilde imzalanıp ödenen bonolar olup olmadığının araştırılması, başka bonoların da verildiğinin tespit edilmesi halinde, bunlarla ilgili olarak yapılan yargılamalar ya da icra takiplerinde imzaya itiraz edilip edilmediği de belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)“10.10.2009” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “31.01.2010” olarak yanlış yazılması,

b)5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla; suça konu bonoların her ikisinin de aynı tarihte düzenlenerek katılan şirkete verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, TCK‘nin 43/1. maddesinin uygulanması ile fazla ceza tayini,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bozulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.