Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11550 E. 2023/5040 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11550
KARAR NO : 2023/5040
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2014/504 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ve hükmün, katılan Kurum lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek onanması görüşünü içeren 08.12.2019 tarihli ve 2015/395315 sayılı Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi
Katılan sıfatını haiz oldukları suç yönünden hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanık aleyhine, katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın, eğlence amaçlı yolcu olarak bulunduğu teknede denetim yapmak üzere Marmaris İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü görevlileri olan temyiz dışı suçlardan katılan … mağdur sıfatını haiz olan …, … ve …’in tekneye geldikleri, yaptıkları denetim neticesinde tutanak düzenledikleri sırada sanığın, denetim belgesini temyiz dışı katılan …’nin elinden alarak yırttığı ve denize attığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, üzerine atılı eylemi kabul etmemiştir.
3. Temyiz dışı katılanlar …, … ve …’in soruşturma ve kovuşturma aşamalarında beyanları tespit olunmuştur.
4. Sanığın, denetim evrakını yırtıp denize attığına dair 02.09.2014 tarihli Tutanak dava dosyasında mevcuttur.

5. Kovuşturma aşamasında yapılan tüm araştırmalara rağmen kendisine ulaşılamayan tanık …’nın, soruşturma aşamasındaki beyanının okunması ile yetinilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan Kurum Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın, denetim görevlilerinin elinde bulunan denetim evrakını yırtıp denize attığı sabittir. Ancak yargılama konusu suç yönünden çözülmesi gereken asıl mesele, evrakın resmi belge niteliğini haiz olup olmadığı hususudur.
Şöyle ki yargılama konusu, 5327 sayılı Kanun’un 205 … maddesinde tanımlanan resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek suçunun oluşabilmesi için resmî bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hâle getirilmesi neticesinde ondan faydalanma olanağının engellenmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddî varlığına son verilerek hak sahibinin ondan yararlanmasının engellenmesi gerekmektedir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. 5237 sayılı Kanun’un 205 … maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için ön koşul, suça konu belgenin gerçek bir resmî belge niteliğini haiz olmasıdır. Belge, hukukî bir hüküm ifade eden, üzerinde bir hakkın doğumuna, bir olayın kanıtlanmasına yarayan yazıların bulunduğu, bez, kağıt, levha ve plaka gibi nesneler olarak tanımlanmaktadır. Resmî belge ise kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından, mevzuat gereği yerine getirdiği fonksiyona dayanılarak düzenlenen belgedir. Hiçbir hukukî önemi olmayan, bir olayı ispata yaramayan hukukî sonuç doğurmayan bir yazı, hukukî anlamda kanıt niteliğinde olamayacağı için belge niteliğine de sahip değildir. Devlet bürokrasisinin ürettiği bir belge olan resmî belge, o bürokrasinin gerektirdiği, o tür belge için öngörülen biçim koşullarını taşımalıdır. Örneğin imza, belgenin varlığı için gereklidir. İmza dışında; başlık, paragraf, paraf, soğuk damga, resmî mühür, tarih, sayı, ifade tarzı, konu itibarıyla hitap şekli, kullanılan deyimler gibi belgesine göre genellikle aranan özellikler, yerine göre belgenin geçerlilik nedeni hâlini oluşturan unsurlardır.
Bu açıklamalar karşısında sanığın, yırtıp denize atmak suretiyle yok ettiği kabul edilen denetim evrakının denetim görevlileri tarafından imzalandıktan sonra yırtılıp yırtılmadığı hususunda denetim görevlisi …’nin 02.09.2014 tarihli kolluk beyanında; “… denetimi bitirdikten sonra ben masaya oturarak denetim formunu yazmaya başladım, bu sırada ismini sonradan öğrendiğim ve teknenin içerisinde oturan … isimli şahıs hiçbir şey söylemeden gelip önümdeki denetim evrakını yırttı …” şeklinde anlatımda bulunduğu, tanık …’nın kolluk beyanında; “… denetleme formunu memurun önünden alarak yırttı …” şeklinde anlatımının olduğu ve diğer görevliler … ve … …’ın da kolluk anlatımlarının aynı meyanda bulunduğu, hatta denetim görevlisi … …’ın, kovuşturma aşamasında 05.06.2015 tarihli duruşmada olayın gelişimini; “… Biz tutanağı tutarken sanık geldi ve tutanağı alıp yırttı …” şeklinde beyanları karşısında bu hâli ile denetim tutanağının tamamlanmış olmaması nedeniyle belge vasfına sahip olmadığından sanığın yargılama konusu suçun unsurları oluşmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2014/504 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.