Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11641 E. 2023/4880 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11641
KARAR NO : 2023/4880
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/958 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından mahkûmiyetlerine; sanık …’un tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin süre tutum dilekçesi sunduğu, gerekçeli kararın tebliğinden sonra başkaca dilekçe sunulmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’in temyiz isteği, cezayı uygun görmediğine, yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, katılanın arkadaşı olan ve olay tarihinde cezaevinde tutuklu bulunan tanık M.E.T tarafından katılana hitaben yazılmış gibi sahte mektuplar düzenleyerek tanığın avukatlık ücreti ihtiyacı olduğu yönünde intiba uyandırdıktan sonra katılana bankadan kredi çektirip aldıkları parayı aralarında paylaşmak suretiyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin; sanık …’ya yüklenen tehdit suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve …’ın ikrarı, katılan ve tanığın beyanı, suça konu mektupların örnekleri, sanıklara ait adli sicil kayıtları ve sair deliller dosya arasındadır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.04.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanıklar Hakkında Güveni Kötüye Kullanma ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanık …’in diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Sanıklarla katılan arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisi ve bu ilişkinin gereği olarak korunması gereken bir … duygusunun bulunmadığı anlaşılmakla, güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, belgede sahtecilik suçunun oluşması için, suçun maddi unsuru olan belgenin düzenleyicisinin belli ve imzalı olmasının gerektiği, suça konu mektuplarda ise, tanığın isim ve imzasının bulunmadığı anlaşıldığından özel belgede sahtecilik suçunun da unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde, katılanın arkadaşı olan ve olay tarihinde ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğu anlaşılan tanık tarafından yazılmış ve paraya ihtiyacı varmış gibi mektuplar düzenleyip katılana vermek şeklinde başından beri kurguladıkları hileli hareketlerle, katılanı aldatıp bankadan kredi çekmesini sağladıktan sonra aldıkları parayı aralarında paylaşmak suretiyle menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin bir bütün halinde 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olan ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından mahkûmiyetlerine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenle Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/958 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar Hakkında Güveni Kötüye Kullanma ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) alt başlığında açıklanan nedenle Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/958 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.