Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11797 E. 2020/3739 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11797
KARAR NO : 2020/3739
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine göre, tebligatın öncelikle bilinen en son adresine çıkarılıp, bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine yapılması gerekirken doğrudan sanıkların MERNİS adreslerine tebliğe çıkarıldığı, muhtarın imzasına tebliğ işleminin yapıldığı ve bu nedenle de usulsüz olduğu anlaşılmakla, temyiz taleplerinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,

2-Suça sürüklenen çocuk …’in resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 204/1 ve 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4 maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 28.04.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, suça sürüklenen çocuğun temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.