Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11832 E. 2023/5393 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11832
KARAR NO : 2023/5393
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çan Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesi yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç tarihinde cezaevi firarisi olduğu için sahte kimlik yaptırmak zorunda kaldığına ancak maddi ve manevi çıkar için kullanmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, yapılan istihbari çalışmalar sonucu suç tarihinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü görevlileri ile birlikte sanığa ait ev çevresinde tertibat alındığı, sanığın evden çıkarak aracı ile uzaklaştığı sırada yapılan takip sonucu durdurulduğunda görevli polis memurlarına … adına sahte olarak düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; cezaevinden firar ettiği için eniştesinin kimlik bilgilerini kullanarak suça konu sahte kimliği yaptırdığını beyan etmiştir.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin raporu ile inceleme konusu nüfus cüzdanının bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla tümden sahte olarak oluşturulmuş olduğunun tespit edildiği, yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığı hususunun, olayın oluş biçimi ve gelişimi, belgelerin mevcut durumu, ibraz ve kabul koşulları, ilgili mevzuat ve tüm adli dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek mahkemece yorumlanmasının uygun olacağı görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece suça konu belge üzerinde gözlem yapılmadığı, hükmün gerekçesinde de aldatma niteliğinin tartışılmadığı görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporu ile tümden sahte olarak oluşturulduğu tespit edilen belgenin aldatma niteliği bulunup bulunmadığına ilişkin dosya kapsamında hiçbir tespit bulunmadığı, belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin … ait olduğu gözetilerek, suça konu nüfus cüzdanının getirilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve gerekçeli kararda tartışılması gerekirken eksik inceleme ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Başkalarına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden
1. Sanık hakkında başka bir suçla ilgili yapılan istihbari çalışma sonucunda gerçek kimliği bilinerek yakalandığında, görevlilere kendisini başka bir isimle tanıtarak bildirdiği isme göre düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz etmekten ibaret eyleminde; görevlilerce sanığın gerçek kimliğinin baştan beri bilinmesi,sanığın işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engelleme amacını taşımaması, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermemesi, cezaevi firarisi olduğu için başkasına ait kimliği kullandığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun’un 250 … maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle eklenen ”Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.” şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun birlikte işlendiği iddia olunmasına rağmen, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Çan Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, kısmen değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.