Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11901 E. 2023/4866 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11901
KARAR NO : 2023/4866
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/188 E., 2015/369 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Van 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında aynı suçtan beraat kararı verilen temyiz dışı sanık …’ın, sanık … tarafından kendisine verilen ve suçtan zarar gören firma adına keşide edilmiş 67.000,00 TL bedelli çeki, tahsil amacıyla Kuveyt … Bankası Van Şubesine ibraz ettiği ancak banka tarafından tutulan 28.12.2012 tarihli tutanak ile suça konu çekin sahte olduğunun belirtildiği, temyiz dışı sanık …’ın çeki sanık …’tan aldığını, sanık …’un da çeki yapmış olduğu alışveriş neticesinde tanımadığı, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği bir kişiden aldığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, suça konu çeki, açık kimlik ve adresini bilmediği … adlı bir kişiden aldığını beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanık …’ın, aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında suça konu çeki sanık …’tan aldığını ifade ettiği belirlenmiştir.
4. Kuveyt … Bankasınca tanzim olunan 28.12.2012 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Suça konu çek üzerinde yapılan kriminal inceleme neticesinde, suça konu çekin tamamen sahte olduğu ve üzerindeki imzaların sanığa ait olduğu, ayrıca çekin aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
6. Mahkemece suça konu çek üzerinde inceleme ve gözlem yapılarak özellikleri duruşma tutanağında belirtilmiştir.
7. Sanık hakkında hüküm kurulurken lehe hükümlerin uygulanması yönünden; “Sanığın geçmişi, sabıkalı hâli, Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/386-2012/421 sayılı dosyasında tekerrüre esas sabıkasının bulunması, Doğubeyazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/775 Esas, 2013/417 Karar sayılı dosyasında mahkûmiyetinin bulunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu izlenim edinilmediği” gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 235 … maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı yönünde takdir kılındığı belirlenmiştir.
8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanığın, UYAP üzerinden incelenen güncel adlî sicil kayıt örneğinden anlaşıldığı üzere inceleme konusu ilâmda tekerrüre esas alındığı belirtilen, Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2012 tarihli ve 2010/386 Esas, 2012/421 Karar sayılı kararına konu suçun, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında kapsamında kaldığı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin birinci fıkrasına getirilen;
“Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 … maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.”
Şeklindeki düzenleme uyarınca tekerrüre esas alınan ilâm yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile sanık hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çektirilmeyeceği hususu, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden ve sanık lehine olan erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sadece sanığın mükerrirlik hâline değil aynı zamanda tekerrüre esas olmayan diğer mahkûmiyetleri gözetilerek Mahkemede sanık lehine olumlu kanaatin oluşmaması gerekçesine de dayandığı belirlendiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.