YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11910
KARAR NO : 2023/439
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/752 E., 2015/240 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/752 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın suça konu çeki araç sattığı kişiden aldığına, çekte cirosu dışında yazı ve imzasının bulunmadığına, haricen araç sattığı kişiyi tanımasının ve kimlik biligilerine sahip olmasının sanıktan beklenemeyeceğine, çekin sahte olduğunu bilseydi kendi adına tahsile koymayacağına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, suça konu tamamen sahte oluşturulmuş çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; suça konu çeki araç sattığı Mustafa Arıkan’dan aldığını, aracı teslim ettiğini ancak satışı vermediğini, çeki takasa verdiğini, çekin tahsilini beklerken Mustafa Arıkan’ın nakit paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine aracı geri alarak nakit para verdiğini, bundan sonra çekin sahte olduğunun anlaşıldığını, Mustafa Arıkan’ın da ortadan kaybolduğunu, açık kimlik bilgisi ve adresini bilmediğini beyan etmiştir.
3. Bilirkişi raporu ile suça konu tamamen sahte oluşturulmuş çekin hüsnüniyetli kişilere yönelik aldatacılık niteliğinin bulunduğu, sanığın adına olan ciro imza ve yazısı dışında kalan yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/752 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.