YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11915
KARAR NO : 2020/1553
KARAR TARİHİ : 19.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın, doktor ….’ın tanzim etmiş olduğu ve suç tarihinde sadece reçete ile satılan Aferin Kapsul isimli ilacın içinde bulunduğu reçeteyi bilgisayarda çoğaltarak 4 farklı sahte reçete belgesi oluşturarak kullandığı iddiasıyla ayrı ayrı 4 kez cezalandırılması talebi ile açılan davada, dosya kapsamında bulunan sahte reçete belgelerinin asıllarının heyetimizce yapılan gözleminde reçetelerin hepsinin farklı tarihli olarak düzenlendiği ve unsurları itibari ile belgelerin aldatama kabiliyetine haiz olduğu anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu gözetilerek; sanığın sahte olarak düzenleyip kullandığı 4 farklı reçetenin farklı tarihlerde düzenlenmiş ve kullanılmış olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla, suçun mağdurunun kamu olduğu nazara alındığında sanığın fiillerinin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında 4 kez resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2) Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.