Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11988 E. 2023/4943 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11988
KARAR NO : 2023/4943
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/85 Esas, 2015/550 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 … maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;suçun sübutuna, yasal unsurlarının oluşmadığına ve HAGB hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’in, “Buca İlçesi, İnönü Mahallesi, 10675 ada 2 nolu parsel” de bulunan taşınmaza katılan ve 5 kişi (…, … …, …, … … ve … …) ile birlikte farklı hisselerle müştereken malik oldukları, katılanın bilgisi dışında söz konusu taşınmazın ifrazı için Buca Belediyesi Etüt Proje Müdürlüğüne dilekçe verildiği, katılan adına atılan imzanın katılana ait olmadığının anlaşıldığı, bu surette sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık … aşamalarda alınan savunmasında özetle, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, İzmir’de … mimar olarak görev yaptığını, suça konu taşınmazda katılan ile birlikte müştereken hissedar olduklarını, ifraz yapılmasını istediklerinden diğer hissedarlara durumu bildirdiklerini, harita teknisyeni … ile görüştüklerini, onun da haritayı çizdiğini, Buca Belediyesi Etüt Proje Müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçe ve dosyanın … tarafından çalışma ofisine çalışan elemanınca gönderildiğini, belge kendisine geldiğinde kendi ismi olan yeri imzaladığını, katılanın imzasının bulunmadığını, belgeyi eniştesi … …’ya onun da …’in ofisine götürüp elemanına bıraktığını, daha sonrada dilekçenin Buca Belediyesine sunulduğunu, katılan adına imza atmadığını ve suçsuz olduğunu beyan etmiştir.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında özetle, sanık ile birlikte müşterek hisseli olan bir arsasının bulunduğunu, noterden kendisine bu arsa ile ilgili olarak bir yazı geldiğinde muvafakatının alınarak ifraz işleminin yapıldığını öğrendiğini, konuyu araştırdığında Buca Belediyesi Proje Müdürlüğüne verilen ve adına atılan imza olan dilekçe olduğunu tespit ettiğini, dilekçe altında adına atılı imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
4. Tanık … yeminli anlatımında; harita teknikeri olduğunu, suça konu yerin ifraz işlemlerinin yapılması için hissedarlardan … ile çocukları … … ve …’ün müracaat ettiklerini, ifraz işlemi için … … ile birlikte kendisine vekaletname verdiklerini, dosyayı hazırladıktan sonra Buca Belediyesi Etüt Şube Müdürlüğüne müracaat etmek için dilekçe gerektiğini, dilekçeyi elemanı … …’in hazırladığını, vekaleti kendisinde olan hissedarlar adına vekaleten imzaladığını, dilekçeyi elemanlarının götürüp imzalattığını, sanık ve katılanı imzalarken görmediğini beyan etmiştir.
5. Suça konu belge ile ilgili olarak, soruşturma aşamasında adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporuna göre; suça konu dilekçe aslında katılan adına atılı bir adet imzanın katılan, sanık … ve tanık … eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir.
6. Buca Belediye Başkanlığından alınan yazı cevaplarında, belediyeye dilekçeleri kimin verdiğinin gösteren bir sistemlerinin olmadığını ve ifraz işlemleri için tüm hisse sahiplerinin imzalarının bulunmasına gerek duyulmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.
7. Mahkemece, sanığın savunmasında katılanın taşınmazın ifraz işleminin yapılmasını istemediğini kabul ettiği, bu durumda ifrazı yapılmak istenilen arsada hissesi bulunan sanığın ifraz işlemlerinin yapılmasında ve yapıldıktan sonra taşınmazda yatırım yapmak istemesi, ifraz işleminin yapılmasında menfaatinin bulunması nazara alındığında, katılan adına imzanın sanığın isteği ile başka bir şahsa attırmış olduğu ve bu dilekçeyle hisseli olan arsanın ifraz işlemlerini başlattığı, ifraz işlemlerinin Buca Belediye Meclisinde onaylanarak müracaatı ile ilgili belgenin sonuç doğurduğu gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Suça konu dilekçenin 14.05.2014 tarihinde ilgili belediye başkanlığına sunulması nedeniyle, suç tarihinin “14.05.2014” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına “2014” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
2. Tüm dosya kapsamı karşısında, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğunu kabul eden; katılanın zararı bulunduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmü uygulamayıp, engel adli sicil kaydı bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşan sanık hakkında 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 51 … maddesi uyarınca erteleme kararı veren ve cezanın ertelenmesini yasal zorunluluk taşımayan zarar giderme koşuluna bağlı tutmayan Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/85 Esas, 2015/550 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.