Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/12024 E. 2023/5061 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12024
KARAR NO : 2023/5061
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy (Kapatılan) 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/1013 Esas, 2015/574 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında da kendisi ile aynı konumdaki imam nikahlı eşi olan sanık … gibi beraat kararı verilmesi gerektiğine, suça konu plakalarda yapılan sahtecilik konusunda Mahkemece değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ve re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığa ait olup temyiz dışı sanık …’in sevk ve idaresindeki ticari araçta yapılan kontrolde, araç üzerinde takılı bulunan plakaların sahte ikiz plaka olduğunun anlaşıldığı, yaptırılan kriminal inceleme neticesinde plakalar üzerindeki T.Ş.O.F. mühür izlerinin gerçek olduğu ancak tescil plaka levhalarının sahte olarak oluşturulduğu tespiti yapılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında ticari taksiden çıkma aracı Mart 2014’te satın aldığını, aldıktan sonra bir yere park ettiğini ve aracın durduğunu, ticari taksi şoförlüğü yaptığını, suç tarihinden bir hafta önce, taksi durağından tanıdığı …’in “belki korsan taksiye çıkarım, aracı da boyatırım” diyerek istediğini ve aracı …’e verdiğini, …’in aracı sahte plaka ile ticari taksi olarak kullandığını bilmediğini beyan etmiştir.
3. Mahkemece suça konu plakalar incelenerek aldatıcılık niteliği bulunduğu konusunda gözlem yapılmıştır.
4. Yapılan yargılama neticesinde, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
5. Suça konu iki adet plakanın dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği görülmüştür.
6. Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında olması nedeniyle hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/486 Esas ve 2012/1506 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasflı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında olması nedeniyle hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Bakırköy (Kapatılan) 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/1013 Esas, 2015/574 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 üncü bendinin yargılama giderine ilişkin altıncı fıkrasının tamamen çıkarılarak yerine “18 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesi gereğince hazineye yükletilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.