Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/1370 E. 2023/3469 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1370
KARAR NO : 2023/3469
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/708 Esas, 2015/398 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sahte fatura düzenleme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi isteği, Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak verilen beraat kararlarının bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında 2009 ve 2010 Takvim Yıllarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, en aleyhe kabulle 31.12.2009 ve 31.12.2010 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında 2011 ve 2012, Sanıklar … ve … (Arlı) Hakkında 2012 ve 2013 Takvim Yıllarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.03.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.05.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … (Arlı) Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/708 Esas, 2015/398 Karar sayılı kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/708 Esas, 2015/398 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.