YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1943
KARAR NO : 2019/2927
KARAR TARİHİ : 21.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2008 tarih 2007/41 esas 2008/54 karar sayılı mahkûmiyet hükmü, Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.05.2013 tarih ve 2010/8615 Esas, 2013/8474 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, ancak mahkeme bozma sonrası yaptığı yargılama sonucunda, 26.11.2013 tarih ve 2013/139 Esas, 2013/242 Karar sayılı kararı ile direnmiştir. Cumhuriyet savcılarının temyizleri üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda mahkemenin direnme kararı yerinde görülmeyerek, Dairemizin 19.01.2017 tarih ve 2017/106 Esas, 2017/388 Karar sayılı ilamı ile dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.06.2018 tarih ve 2017/11-21 Esas, 2018/311 Karar sayılı ilamıyla, “Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören …’ün CMK’nin 260. maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunmasına rağmen, yargılamanın hiçbir aşamasında bu haklarını kullanma imkânı tanınmaması” gerekçesiyle, Dairemizin 22.05.2013 tarih ve 2010/8615 Esas, 2013/8474 karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla, dosya incelenerek gereği görüşüldü;
Sanığa yüklenen “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçunun, 5237 sayılı TCK’nin 205/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırına göre geçerli olan aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 11.08.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcılarının temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılara karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 21.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.