YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2016
KARAR NO : 2021/7259
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, özel belgede sahtecilik
Sanık müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
A) Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 25.06.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında “özel belgede sahtecilik“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde gerçekleşen inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetildiğinde; suça konu sahte banka dekontlarının aynı tarihte vergi incelemesi amacıyla ibraz edildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanık hakkında tek bir özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında TCK‘nin 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de;
a) Özel belgede sahtecilik suçu yönünden “04.04.2013” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “2009” olarak yanlış yazılması,
b) Engel adli sicil kaydı olmayan ve yeniden suç işlemeyeceğine dair Mahkemede kanaat oluştuğundan bahisle TCK‘nin 51.maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadan, dosyaya yansıyan kişiliği ve geçmişteki hali dikkate alınarak CMK‘nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
c) Hükmolunan erteli hapis cezasının uzun süreli olduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.