Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/2251 E. 2023/192 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2251
KARAR NO : 2023/192
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, ….04.2015 tarihli ve 2013/531 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanlar … … ve … adına sahte senetler tanzim ettiği, söz konusu senetleri ele geçiren sanığın akrabası olan tanık….’nın katılanlarla irtibata geçmesi ile senetlerin katılanlar tarafından düzenlenmediğinin anlaşıldığı ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde katılanlara araba sattığını, senetleri bunun karşılığında aldığını ancak senetleri kaybetmesi nedeniyle tekrar katılanlar adına senet düzenleyip imzaladığını iddia etmiş mahkemedeki savunmasında ise, katılanlara araba sattığını, senetleri onlardan boş olarak aldığını ve bir tanesini kendisinin düzenlendiğini beyan etmiştir.
3. Katılan … … ve … sanıkla aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, senetlerin kendileri tarafından düzenlenmediğini ifade etmişlerdir.
4. Tanık …. kolluk ifadesinde, akrabası olan sanığın elinde gördüğü senetlerden şüphelendiğini, bu nedenle katılanlarla görüşmeye gittiğini söylemiş; mahkemedeki ifadesinde ise, sanığın bildiği kadarıyla arabasının olmadığını, eşine şaka yapmak ve arabasını sattığına inandırmak için senetleri düzenlediğini söylediğini ifade etmiştir.
5. Dosya arasında bulunan uzmanlık raporu, sahte olduğu iddia edilen senet fotokopileri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, senetlerdeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduğunu belirtmiştir.
6. Mahkeme tarafından adli emanette bulunan senetler duruşmaya getirtilerek gözlem yapılmamıştır.
7. Sanık araba satışı ile ilgili herhangi bir belge sunmamıştır.
8. Mahkemece, özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğu beyan edilerek herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. … Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası 5271 sayılı Kanun’un 34 ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması; gerekçe bölümünde iddia ve savunmada … sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden ve temyiz incelemesine imkan verecek şekilde tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
2. Belgede sahtecilik suçlarında, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, adli emanetin 2013/3205 sırasında bulunan belgelerin getirtilerek hakim tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, söz konusu belgelerin asıllarının mı yoksa fotokopilerinin mi adli emanette olduğu dosya kapsamından anlaşılamadığından, belgelerin fotokopi olduğunun anlaşılması halinde asıllarının temin edilmeye çalışılması, asıllarının bulunmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığının gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi; asıllarının bulunması halinde ise, uzmanlık raporu fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılarak düzenlendiğinden, senet asılları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak imzaların katılanlara ait olmadığının tespit edilmesi halinde tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sübut bulduğu ve dosya arasında fotokopisi bulunan senetlerin tüm unsurları taşıdığı anlaşıldığından, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile ve suç vasfında yanılgıya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
3. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında madde numarasının gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
4. Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekliliği,
5. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle Kanun hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, ….04.2015 tarihli ve 2013/531 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.