YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2709
KARAR NO : 2021/7260
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma
Katılan … vekilinin 19.12.2018 havale tarihli temyiz dilekçesinin içeriği itibarıyla temyiz isteminin, sanıklardan … hakkında verilen beraat hükümlerinin esasına, sanıklar … ve … haklarında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden ise vekalet ücreti talebine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık“ suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan … vekili, sanık ve müdafisinin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Katılan … vekilinin temyiz isteminin katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine yönelik olup bu taleple sınırlı olarak, sanık ve müdafisinin temyiz istemlerinin ise esasa ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dairemizin 07.01.2015 tarihli, 2013/1736 Esas ve 2015/152 Karar sayılı bozma ilamına konu … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2009 tarihli, 2008/134 Esas ve 2009/313 Karar sayılı ilamı ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, katılan… tarafından sanığın aleyhine temyiz edilmiş olmasına karşın, sanık hakkında hükmolunan sonuç cezadaki adli para cezasının miktarının CMUK‘nin 326/son maddesi uyarınca önceki miktara düşürülmesi yasaya aykırı ise de; temyiz incelemesine konu iş bu karar yönünden sanık … hakkında aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun‘un 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res’en uygulama yapılabileceğinden, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde tayin olunan adli para cezasının, “taksitlerinden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan miktarın defaten tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin“ sanığa ihtar edilmesi şeklinde karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Katılan SGK‘nın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 4360 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik“ suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan … vekilinin ve sanık … hakkında “görevi kötüye kullanma“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin ve katılan…vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanık …’a yüklenen “resmi belgede sahtecilik” ve sanık …’ya yüklenen “görevi kötüye kullanma” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/2-d. maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan şerikler hakkındaki ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 30.10.2009 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanıklar hakkında beraat ve mahkûmiyet hükümleri verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.