Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/2772 E. 2021/8920 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2772
KARAR NO : 2021/8920
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma

1)“Sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği, aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura düzenlenmesi veya farklı beyanname dönemlerinde sahte fatura kullanılması eylemlerinde her takvim yılı ve her suç bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alındığında; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2014 tarihli ve 2014/59089 Esas sayılı iddianamesi ile mütalaaya uygun olarak sanık hakkında 2009 takvim yılında hem sahte fatura düzenleme hem de sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açılmasına ve sahte fatura düzenleme eylemi sübut bulmasına rağmen, hangi eylemden hüküm kurulduğu belirtilmeden “iki kez düzenleme ve kullanma” denilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
2)Aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura düzenlenmesi veya farklı beyanname dönemlerinde sahte fatura kullanılması eylemlerinde her suç bakımından TCK’nin 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
3)Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a)Faturaları düzenleyen mükellef/mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında ilgili takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
4)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, sonuç ceza itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.