Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/2799 E. 2020/1610 K. 20.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2799
KARAR NO : 2020/1610
KARAR TARİHİ : 20.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Serbest muhasebeci olarak görev yapan sanık …’in, muhasebeciliğini yaptığı vergi mükellefi olan …’nun 2008 takvim yılında işlediği sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, sahte fatura düzenlemediğini, yasal dayanağı olmayan vergi suçu raporunu kabul etmediğini ifade etmesi ve vergi mükellefi … hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açıldığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle vergi mükellefi … hakkında açılan davanın akıbeti araştırılıp, mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların kanaat oluşturacak sayıdaki asılları getirtilip sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait omadığının anlaşılması halinde ise; faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulmasından sonra, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.