YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2805
KARAR NO : 2020/6905
KARAR TARİHİ : 01.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; suç konusu faturaları düzenleyen şirketler hakkında sahte fatura düzenleme suçundan hazırlanmış karşıt inceleme raporlarının tamamının ilgili vergi dairelerinden getirtilip, yetkilileri hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılmış olup olmadığının araştırılması; açılmış ise, dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; gerektiğinde faturaları düzenleyenler ile sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen şirketlerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılarak toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Sahte fatura kullanma suçunda suç tarihi, sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olup; suç konusu son fatura 30.01.2009 tarihli olup, KDV indiriminde kullanıldığı iddia edildiğinden, “25.02.2009” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 2009 yılı olarak eksik gösterilmesi,
3- Kabule göre de;
a)Aynı beyanname döneminde birden fazla sahte fatura kullanma eyleminin zincirleme suç oluşturmadığı ancak faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özelliklerin TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.