YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2816
KARAR NO : 2022/19449
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … müdafii, sanık …, Cumhuriyet savcısı
1- Sanık … hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafi, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesinde;
UYAP üzerinde yapılan kontrolde, sanığın aynı mükellefiyeti nedeniyle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2012 tarihli ve 2012/734 Esas sayılı iddianamesi ile 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesince 12.12.2013 tarihli 2012/78 Esas ve 2013/622 Karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 11.10.2021 tarihli 2017/9552 Esas ve 2021/8171 Karar sayılı ilamıyla 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçları bakımından mahkumiyet hükümlerinin onandığı; 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmakla; 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mükerrer yargılama yapılmaması, keza sanığın fiilinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi için; Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen davadaki düzenlenen sahte faturalar ile incelemeye konu dosyadaki düzenlenen sahte faturaların karşılaştırılması yapılarak aynı veya farklı faturalar olup olmadığının belirlenmesi; bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulması, her iki dosyadaki faturaların aynı faturalar olduğu belirlenirse mükerrer olan davanın reddine, farklı faturalar olduğu tespiti halinde zincirleme suç kapsamında kalacağından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak zincirleme suça ilişkin hükümler de uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, yasaya aykırı;
3-Sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme sanık … hakkında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, 22.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.