YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2885
KARAR NO : 2021/5949
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1- Dairemizin 18.10.2017 tarihli bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamında belirtildiği üzere suça konu sahte nüfus cüzdanının ne amaçla yaptırıldığının tespit edilmesi bakımından kurumlara yazı yazılarak suça konu nüfus cüzdanının buralarda kullanılıp kullanılmadığının sorulması, kullanıldığının tespiti halinde ise buralardaki işlemlerin sanık tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için işlemi yapan kişilerin tanık olarak dinlenip, eğer bu işleme ilişkin imza alınmış ise bu imzanın sanığa aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması hususunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığı; daha önce beyanı hiç alınmayan ve kovuşturma evresinde de şikayetten vazgeçen müştekinin tanık sıfatıyla dinlenerek, suça konu nüfus cüzdanının nerede ve ne şekilde kullanıldığının tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken çelişkiye düşülmemesi ve gösterilen gerekçelerin dosya kapsamı ile uyumlu olması gerekir. Temel cezanın belirlenmesi sırasında teşdit gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi suretiyle yasa metninin tekrarı ile yetinilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
b- Gerekçeli karar başlığına suç adının resmi belgede sahtecilik olarak yazılması yerine özel belgede sahtecilik olarak yazılması,
c- Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2021 tarihinde Yargıtay Üyesi …’ın hükmün onanması gerektiği yönünde karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
Karşı oy (19/2885 E)
Sayın çoğunluğun sanığa atılı suçun sübutuna ilişkin eksik araştırma ile karar verildiği ve temel cezanın belirlenmesinde gerekçenin somut olaya uygun gösterilmediği yönündeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir, zira;
Sanığın kardeşi …’in kimlik bilgileri ile kendi resminin bulunduğu nüfus cüzdanı talep belgesi ve bu talep belgesine istinaden düzenlenen yine üzerinde sanığın resmi bulunan … kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanını sanığın düzenlettiği dosya içerisinde bulunan 17.12.2018 tarihli Uzmanlık Raporuna göre nüfus cüzdanı ve talep belgesi üzerinde bulunan fotoğraflarla sanık …’e ait fotoğrafların genel yüz ve kafa anatomisi; kaş, dudak, kulak, saç, yanak yapısı; yüzdeki karakteristik izler yönünden aynı kişiye ait olduğunun belirtilmesi uzmanlık raporunun dosya içerisindeki fotoğraflarla temyiz incelemesindeki gözlemde de dosya kapsamına uygun bulunduğunun anlaşılması keza;
Nüfus cüzdanı talep belgesini düzenleyen …’ın 17.01.2013 tarihli duruşmada tanık olarak verdiği ifadesinde sanık … …’ın olay günü kendisine gelerek nüfus cüzdanını kaybettiğinden bahisle nüfus cüzdanı talep belgesi düzenletmek istediğini kendisinin de sanık … ve ailesini simaen tanıdığını İmam olduğunu bildiğini kendisine getirdiği resmin sanığa ait olup yanında eşinin de bulunduğunu, bu nedenle şüphelenmeden talep formunu imzalayıp verdiği yönündeki beyanı ile sanığa atılı suç sübuta erdiğinden sayın çoğunluğun eksik araştırma ile karar verildiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmadığı;
Yine sanık hakkında temel ceza tayin edilirken suçun işleniş şekli, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gerekçe gösterilerek alt sınırdan ayrılınmasın da gerek hükmün gerekçesinde kendi içinde ve gerekse dosya kapsamına göre çelişki oluşturmadığı, teşdit gerekçesinin yeterli ve teşdit miktarınında hakimin takdir yetkisi sınırları kapsamında bulunduğu düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma ilamının 1 ve 2-a bentlerinde yazılı bozma düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmadığından hükmün 2/b-c bentlerinde yazılı nedenlerle düzeltilerek onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılamıyorum.