Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/2905 E. 2022/1522 K. 07.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2905
KARAR NO : 2022/1522
KARAR TARİHİ : 07.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜM : Davanın reddi

5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.02.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 19.12.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli, 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK’nin 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2)CMK’nin 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir” şeklindeki düzenlemeye göre, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, mükerrer kabul edilen davanın reddine karar verilmesi,
3)Dairemizin 2019/236 Esasına kaydedilen Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/653 Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyasının birlikte incelenmesi sonunda; Dairemizin 2019/236 Esas sayılı dosyasında 16.01.2007 tarihinde mühürlenen suça konu sayacın 23.06.2009 tarihinde yapılan kontrolünde mührün bozulduğunun tespit edilmesi üzerine 13.01.2010 tarihli iddianameyle kamu davasının açıldığı, incelemeye konu dosyada ise 17.10.2009 tarihinde mühürlenen suça konu sayacın 26.12.2009 tarihinde yapılan kontrolünde mührün bozulduğunun tespit edilmesi üzerine 20.07.2010 tarihli iddianameyle kamu davasının açıldığı, her iki dosyadaki mühür bozma tarihlerinin 13.01.2010 tarihli ilk iddianameden önce olduğu ve eylemlerin sübutu halinde tespit edilen fiillerin zincirleme şekilde işlenmiş mühür bozma suçunu oluşturacağı anlaşıldığından, Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/653 Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek, TCK’nin 203 ve 43. maddelerinin uygulanması suretiyle tek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelemeyen hükmün BOZULMASINA, 07.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.