Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/3000 E. 2023/2137 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3000
KARAR NO : 2023/2137
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/576 E., 2015/371 K.
SUÇ : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2014/576 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aykırılık (213 sayılı Kanun) suçundan yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun işlendiği sabit olduğu halde beraat kararı verildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanık hakkında 213 sayılı Kanun’un 367 nci maddesine göre dava şartı olan mütalaanın 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçuna ilişkin olduğu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında “sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, “sahte fatura düzenleme” suçundan usulüne uygun verilmiş bir mütalaa bulunmadığı halde yargılamaya devamla beraat hükmü kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Dosya kapsamına göre 25.02.2010 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2014/576 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.