Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/3086 E. 2019/6286 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3086
KARAR NO : 2019/6286
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanığın gerçek plakası … olarak tespit edilen araca suça konu … sayılı plakayı takıp kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30. maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 gün ve 28049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 3. maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alındığı; Dairemizce suça konu plakalar üzerinde heyet olarak yapılan incelemede, iki adet plaka üzerinde yalnızca plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşa (Türkiye Şoförler Odası) ait soğuk mührün bulunduğu, Kriminal raporunda suça konu plakalar üzerinde trafiğe ait soğuk mühür izlerinin bulunmadığının tespit edildiği, Emniyet Müdürlüğünün 25.03.2014 günlü yazısı ekindeki araç tescil bilgileri dökümanında da suça konu plakaların başka bir araç üzerinde kayıtlı gözüktüğü anlaşıldığından, suça konu plakaların gerçek olduğunun tespiti halinde, eylemin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 23. maddesindeki idari yaptırım uygulanmasını gerektiren kabahati oluşturacağı; gerçek plaka olmadığının sahte oluşturulduğunun tespiti halinde ise, belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu her iki plakanın gerçek olup olmadığının tespiti açısından emniyetin ilgili birimlerinden ve plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluştan sorularak plakaların kurumlarınca düzenlenmiş gerçek plakalar olup olmadığının belirlenmesi; resmi kurum tarafından düzenlenmediğinin belirlenmesi halinde sahte olduğu iddia edilen her iki plakanın yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı yöntemince tartışılarak ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurularak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.