YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/330
KARAR NO : 2021/2802
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında 2009 takvim yılında POS cihazlarından gerçek bir alım ve satıma dayanmayan komisyon karşılığı kredi kartı çekimleri yapmak sureti ile sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın fiilen şirketle ilgisinin olmadığını, şirketin hiçbir işleminde yer almadığını, sahte faturalarla ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-Sanık hakkında ilgili takvim yılında tefecilik suçu yönünden soruşturma ve kovuşturma yapılıp yapılmadığın araştırılması, var ise dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendirebilecek ve delil olabilecek belgelerin örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
2-İlgili vergi dairesinden sanığın adlarına fatura düzenlediği ve mükellefiyeti olan kişiler hakkında sahte fatura kullanma suçuna ilişkin karşıt inceleme yapılıp yapılmadığının sorulması, yapılmış ise raporlarının onaylı örneklerinin istenmesi,
3-Kanaat oluşturacak sayıda POS cihazı ile çekim yapılan kredi kartı sahiplerinin ve adlarına fatura düzenlenen kişilerın tespit edilerek CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, kredi kartlarından yapılan çekimlerin hangi hukuki ilişkiye dayanarak yapıldığının ve sanıktan gerçekten faturalarda yazılı malı alıp almadıklarının sorulması,
4-Varsa mükellef şirketin muhasebecisinin CMK’nin 46. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendisinden şirketi fiilen kimin idare ettiğinin iş yerine ait faturaları kimin getirdiği sorulması,
Sonucuna göre toplanan tüm deliller değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-Kabule göre de;
a)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.