Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/3433 E. 2020/662 K. 23.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3433
KARAR NO : 2020/662
KARAR TARİHİ : 23.01.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-…. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde zihinsel engelliler sınıf öğretmeni olan sanık …‘ın derslere girmediği halde “Aylık Bireyselleştirilmiş Eğitim Çalışma ve Rehabilitasyon Planlarını” gerçeğe aykırı düzenleyip bu belgelerle derslere girmiş gibi ücret almak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suçlamaları kabul etmeyerek, çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle 2008 Nisan ayına kadar çalıştığını, daha sonra işten ayrılmak zorunda kaldığını, suçun işlendiği 2008 Mayıs ayı içerisinde maaş almadığını, imzasının taklit edildiğini beyan etmesi, dosya içerisinde fotokopi halinde bulunan 04.04.2008 günlü sağlık karnesi çıktısında, sanığın 04.04.2008-31.05.2008 tarihleri arasında oğlu için refakatçi kaldığının belirtilmesi, 26.12.2008 günlü bilirkişi raporuna göre fotokopi olarak incelenen suça konu belgelerin üzerindeki sanık adına atılan imzaların ona ait olmadığının tespit edilmesi, kurum çalışanlarının bir kısmının ön inceleme aşamasındaki beyanlarında sanığın 2008 Mayıs ayı içerisinde kuruma gelip gittiğine yönelik beyanda bulunmaları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, dosya içerisinde bulunan suça konu belge asılları üzerindeki sanık adına atılan imzaların ve yazıların sanığa ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması, kurum çalışanları …., …., …., …., …. ve …. ile 2008 mayıs döneminde eğitim alan öğrenci velilerinin tanık olarak dinlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2-Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 23.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.