YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4058
KARAR NO : 2022/19674
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Suça konu senet üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, belgenin aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın, katılanın yaşadığı …Köyü’ne gidip kahvehanede katılana kendisini … olarak tanıttığı, kavun, karpuz satın almak istediğini söylediği, katılanın da köy halkından kavun karpuz temin edip 7.800 TL’ye sanığa satma konusunda anlaştıkları, 4.000 TL nakit para verip kalan bedeli daha sonra ödemek üzere borçlu kısmına … yazdığı, alacaklı kısmı ve düzenleme tarihini boş bıraktığı 20.000 TL bedelli senedi verip ortadan kaybolduğu iddia edilen somut olayda,
A)Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1)Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşımasının gerekeceği, yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca senet metninde düzenleme tarihinin, aynı Kanun’un 688/5. (6102 sayılı TTK’nin 776/1-e) maddesine göre de, “kime veya kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını” içermesi gerektiğine dair emredici hükme göre bononun, kambiyo senedi niteliğini haiz olabilmesi için gerçek veya tüzel kişi olan lehtarın açıkça gösterilmesi gerektiği, bu açıklamalar ışığında suça konu senedin lehtar kısmının boş olması ve düzenleme tarihinin bulunmaması nedenleriyle bono niteliği bulunmayıp özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı,
2)Kabule göre de; Tekerrüre esas alınan ilama konu TCK’nin 141/1. maddesindeki hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekliliği,
B)Dolandırıcılık suçu yönünden;
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alındığında;,
Sanığın üzerine atılı “Resmi belgede sahtecilik” suçunun mağdurunun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere “kamu” olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan … olduğu, dolayısıyla sanığa isnat edilen suçların mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.