Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/4094 E. 2023/3414 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4094
KARAR NO : 2023/3414
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 Tarihli ve 2014/710 Esas, 2015/295 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. İftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca
Sanık hakkında kurulan hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen hapis cezasının çok olduğuna, suça konu nüfus cüzdanı üzerindeki değişikliği kendisinin yaptığına, belge üzerinde profesyonel bir sahtecilik bulunmadığına, dosyanın incelenerek hakkında kurulan hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 04.09.2014 tarihinde başka suçtan yakalanan sanığın, kendisini … olarak tanıttığı ve üzerinde taşıdığı … kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş kendi fotoğrafı bulunan suça konu nüfus cüzdanını ibraz ederek soruşturma işlemlerinin … adına yapılmasını sağladığı, yapılan soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından göndermiş olduğu 15.09.2014 tarihli dilekçe ile gerçek kimliğinin … olduğunu beyan etmesi ve 08.09.2014 tarihli Uzmanlık Raporu ile de … ve … adına sistemde kayıtlı parmak izlerinin aynı fakat kimlik bilgilerinin farklı olduğunun tespit edilmesi üzerine, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece suça konu nüfus cüzdanı duruşmada incelenerek özellikleri tutanağa geçirilmiş, buna göre suça konu nüfus cüzdanının mağdur … kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş olduğu, üzerinde sanığın fotoğrafının bulunduğu, fotoğraf üzerinde mühür izinin yer aldığı ve üzerinde herhangi bir tahrifat ve kazıntının dikkat çekmediği tespitleriyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
3. Sanık savunmaları, mağdur beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığa isnat olunan suçun unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir. Buna göre somut olayda sanığın işlediği suç nedeniyle mağdura ait kimlik bilgilerini kullanması eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek iftira suçundan hüküm kurulması,
2. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Kabule göre de; kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 Tarihli ve 2014/710 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 Tarihli ve 2014/710 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.