YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4440
KARAR NO : 2020/628
KARAR TARİHİ : 23.01.2020
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi ile cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.01.2020 tarihinde Üyeler … ve …’ın karşı oyu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 2019/4040 Esas, 2020/628 Karar sayılı 23.01.2020 tarihli kararına dair sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş farklılığı; resmi belge niteliğinde olan suça konu nüfus cüzdanındaki fotoğraf üzerinde basılı bulunan soğuk mühür izinin belge üzerinde devam etmemesi durumunda aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
5237 sayılı TCK’nin 204/1-2 ve 207/1. maddelerinde yer alan seçimlik hareketler yönünden “gerçek bir belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi” ögesine yer verilmiş olup, öğreti ve uygulamada sahtecilik suçlarının tüm seçimlik hareketleri yönünden aldatma niteliği suçun unsuru olarak kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde de düzenleme fiili açısından da yapılan sahteciliğin kişiyi yanıltabilecek nitelikte olması gerektiği belirtilmiştir.
Belgelerde aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığına hakim/mahkeme karar verecektir. Mahkemece, suçun konusunu oluşturan belge aslı getirtilerek resmi belgede bulunması gereken başlık, sayı, tarih, imza, mühür gibi zorunlu öğelerin incelenmesi, nesnel olarak aldatma gücü olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
Öğreti ve uygulamada, resmi belgelerin devlet bürokrasisinin ürettiği belgeler olarak kendisinden önceki bir ön düzenlemeye dayanılarak düzenlendiği, varlığı ve geçerliliğinin bu düzenlemeye uygun olarak düzenlenmesine bağlı olduğu, belgenin ilgili mevzuata aykırı olarak düzenlenmiş olması halinde ise aldatma niteliğinin bulunmadığı kabul edilmektedir.
Nitekim Yargıtay 11.Ceza Dairesi’nin 21.12.2015 tarih ve 2013/20373 Esas sayılı kararında; Devlet bürokrasisinin ürettiği bir belge olan resmi belge, o bürokrasinin gerektirdiği, o tür belge için öngörülen biçim koşullarını taşımalıdır. Örneğin; imza, resmi belgenin varlığı için gereklidir. İmza dışında başlık, paragraf, paraf, soğuk damga, resmi mühür, tarih, sayı, ifade tarzı, konu itibariyle hitap şekli, kullanılan deyimler gibi belgesine göre genellikle aranan, yerine göre belgenin geçerlilik nedeni haline gelen koşullar olduğunu kabul etmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı kararında da aldatma niteliği ile ilgili olarak “belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması, aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği” belirtilmiştir.
Bu kapsamda Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 130/2 maddesinde “Nüfus ve uluslararası aile cüzdanlarının onay bölümü mühürlenir. Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.” düzenlemesine yer verilerek nüfus cüzdanlarında yer alan soğuk damganın fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 11.Ceza Dairesi de nüfus cüzdanlarında yapılacak sahteciliklerde Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik de öngörülen şekil ve usullere uygun düzenlenmiş olması şartını aradığı görülmektedir:
“…dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede, “fotoğraf üzerinde basılı bulunan soğuk mühür izinin belge üzerinde devam etmediği” tespit edildiğinden nüfus cüzdanında gerçekleştirilen sahteciliğin ilk bakışta dikkat çekecek nitelikte olduğu, iğfal kabiliyetini haiz olmadığı, resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmolunması,” ( 11.C.D. 08.05.2017 tarih ve 2015/3694 Esas,2017/3489 Karar )
“… dosya kapsamında bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde, nüfus cüzdanında bulunması zorunlu olan soğuk mühür izinin fotoğraf üzerinde kısmen bulunmasına karşın belge üzerinde bulunmadığının ve fotoğrafın düzensiz şekilde yapıştırılmış olduğunun tespit edilmesi nedeniyle belgenin aldatma kabiliyeti bulunmayıp suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,” (11.C.D. 05.10.2015 tarih ve 2015/7093 Esas, 2015/29135 Karar)
Somut olayda ise: ….’ya ait nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçiren sanığın nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğrafı söküp kendi fotoğrafını yapıştırmak sureti ile kullanmaya başladığı ve olay günü olan 13.03.2012 tarihinde de kendisinden kimlik soran kolluk görevlilerine ibraz ettiğinin anlaşıldığı,
Van Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 04/07/2014 tarihli raporda ;” …. adına düzenlenmiş …. seri ve sıra numaralı nüfus cüzdanı üzerinde, fotoğraf kenarında düzensiz kesik izleri ve nüfus cüzdanı ön yüzü belge dokusunda deformasyonlar bulunduğu, fotoğraf üzerinde hava boşluğu ve lif kalıntıları olduğu, fotoğrafın belge üzerinde bulunan çerçeve izi dışına taşmış durumda olduğu görülmüş olup söz konusu nüfus cüzdanı üzerinde bulunan orijinal laminenin açılarak orijinal fotoğrafın sökülüp yerine mevcut fotoğrafın yerleştirilmesi ve laminenin tekrar kapatılması suretiyle tahrifat yapıldığının” belirtildiği,
Dosya arasında aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede de; “fotoğraf üzerinde kısmen ve belirgin olmayacak şekilde basılı bulunan mühür izinin soğuk damga izine benzemediği gibi belge üzerinde devam etmediği ve kenarları düzensiz kesilen fotoğrafın belge üzerinde bulunan çerçeve izi dışına taşmış durumda olduğunun ” anlaşıldığı,
Sanık üzerinde ele geçirilen suça konu sahte nüfus cüzdanına sonradan yapıştırılan fotoğraf üzerinde belirgin olmayacak şekildeki izin soğuk damga izine benzemediği gibi bu izin nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru belge üzerinde devam etmediği, kenarları düzensiz kesilen fotoğrafın belge üzerinde bulunan çerçeve izi dışına taşmış durumda olduğu, bu nedenle belgede yapılan sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla anlaşıldığı, yapılan sahteciliğin aldatma niteliğinin bulunmadığı, sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından ,
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine dair verilen kararın Bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun onama düşüncesine katılmıyoruz. 23.01.2020