Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/4638 E. 2022/19425 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4638
KARAR NO : 2022/19425
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

A) Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Suça konu nüfus cüzdanı duruşmaya getirtilerek incelenmemiş olup soruşturma aşamasında alınan 29.12.2014 tarihli uzmanlık raporunda, soğuk mühür izinin mevcut fotoğraf üzerinde bulunmadığının belirlenmesi karşısında, Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli, 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 131/3. maddesindeki “Fotoğraf, nüfus ve uluslararası aile cüzdanında bu alan için ayrılmış olan çizgilerin dışına taşmayacak ebatlarda kesilerek yapıştırılır.” ve aynı Yönetmelik’in 130. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.” şeklindeki düzenlemeler ile belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu da gözetilerek; suça konu nüfus cüzdanı aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliği olup olmadığının kararda tartışılması ve belge aslının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisine konulması, bundan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
B) Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
1-TCK’nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmekte olup, somut olayda; şüphe üzerine durdurulan sanığın hakkındaki yakalama kararlarının infazını önlemek amacıyla müşteki adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz ettiği, müşteki hakkında herhangi bir suç soruşturması yapılmadığı ve müşteki adına düzenlenen resmi bir belge de olmadığı, sanığın gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıkmasından sonra hırsızlık suçundan hakkında gerçek kimlik bilgileriyle işlem yapıldığı toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine hükmolunması gerekirken mahkumiyet hükmü verilmesi, yasaya aykırı,
2-Kabule göre de; sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 22.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.