YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4714
KARAR NO : 2021/9644
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma
A) Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın, 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında; suça konu faturaları düzenleyen şirketin ortağı ve temsilcisi olduğunu, 2009 yılı Nisan ayında şirketi kapatmak için vergi dairesine dilekçe verdiğini, bu nedenle kapandığını, re’sen kapatılmadığını, defter ve belgeleri incelenmeden raporların hazırlandığını, sahte fatura düzenlemediğini beyan etmesi; şirket ortağı olan tanık …’un; sürekli şirketin başında durduğunu, 2009 yılının Mart ayına kadar şirketlerinin açık kaldığını, tanık muhasebeci …’ın ise; söz konusu şirketin 2008 ve 2009 yıllarında mali müşavirliğini yaptığını, şirketin 2009 yılının Nisan ayında faaliyetini durdurduğunu evrak üzerinde yaptığı incelemelerde giriş ve çıkışları olan mallar hakkında faturaların düzenlendiğini, kesilen fatura miktarları kadar şirketin iş hacmine sahip olduğunu düşündüğünü çünkü 4-5 tane çalışanının olduğunu beyan etmeleri, karşısında, maddi gerçeğin ve suç tarihinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) … Yapı İnş. …. Ltd. Şti. tarafından 2009 takvim yılında düzenlenen faturaların, bu faturaları kullanan mükelleflerin bağlı olduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle temin edilmesi bu mümkün olmadığı takdirde faturaları kullanan ve Ba formları ile bildiren mükelleflerin Ba bildirim formlarının istenerek faturaların hangi tarihte düzenlendiğinin ve bu suretle suç tarihinin tespit edilmesi,
2) Fatura asıllarının temin edilmesi halinde; sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve ortağı …’a ait olduğunu söylemesi halinde; adı geçenin tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
3) …’un da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
4) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da …’a ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
5) Kabule göre de;
a) Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.