Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/4900 E. 2022/20616 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4900
KARAR NO : 2022/20616
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Ret, onama, bozma

A) Sanık …’un temyizinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 06.07.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 14.07.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanıklar … ve … hakkında 2012 takvim yılından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarından, sanıklar … ve … hakkında 2011 takvim yılından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyizinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında 2011 ve 2012, sanıklar … ve … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davalarında; sanık …’nün savunmasında; sanık …’ı tanımadığını, sanık …’ın iş yerine geldiğini, kendisini notere götürdüğünü, oğlunun şirket alacağını ancak yaşının tutmadığını bu nedenle şirketi kendi üzerine almasını istediğini iki ay sonra şirketi devralacaklarını söylediğini, kendisinin kabul ettiğini bundan sonra sanık …’ı bir daha görmediğini, şirketle bir alakasının olmadığını, sanık …’un savunmasında; sanık …’nün kendi yanında şoför olarak çalıştığını, şirket kuruluşu için iki kişi olması gerektiği için …’ye küçük bir hisse kabul edip etmeyeceğini sorduğunu onun da kabul ettiğini, … Orman Ürünleri … Ltd. Şti.nin sahibinin kendisi olduğunu ancak şirketi faaliyete geçiremediklerini ve fatura düzenlemediklerini, faturaların nasıl düzenlendiğine dair bir bilgisinin olmadığını, muhasebecisi olan …’den şüphelendiğini, sanık …’ın savunmasında; şirketi 2006 yılında kurduğunu 2011 yılında devrettiğini, 2010’a kadar inşaat malzemeleri satışı yaptığını, 2010 yılından sonra ise şirketin üzerinde durduğunu ancak fatura kesmediğini, boş beyannameler verdiğini, sanık …’nün savunmasında; sanıklardan sadece …’ı tanıdığını, … ’ın muhasebeciliğini yaptığını ve defterlerini tuttuğunu, tam olarak hatırlayamamakla birlikte bir iki kez bu şirketin beyannamesini vermiş olabileceğini firmanın sahte fatura düzenleyip düzenlemediğini bilmediğini beyan etmeleri karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Her bir takvim yılı kanaat oluşturacak sayıda fatura asıllarının temin edilmesi, sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; sanıkların yazı ve imza örnekleri alınarak faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2) Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
3) Ayrıca 3568 sayılı … Muhasebecilik, … Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca muhasebecilik mesleği gereği olarak verilen hizmet kapsamında sanık …’nün mükellef şirketin beyannamelerini vermek dışında ne şekilde sahte belge düzenlemek suçuna iştirak ettiği VUK’nin 360. maddesi uyarınca suçtan maddi menfaat elde edip etmediği araştırılıp karar yerinde açıklanıp tartışılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı,
4) Suçların sübutu halinde; Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme fiillerinin zincirleme suç oluşturduğu ve sanıklar hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz.İşl.Md. Y.