Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/51 E. 2021/8859 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/51
KARAR NO : 2021/8859
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

5271 sayılı CMK’nin 225.maddesi uyarınca hükmün konusu olan 21.02.2013 tarihli iddianamede 48 LF 586 sayılı araca ilişkin sahtecilik eylemi nedeniyle dava açılıp açılmadığı iddianame içeriğinden anlaşılamamakta ise de, bu hususta mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüş olup bu kapsamda anılan iddianamedeki … ve … plakalı araçlara ilişkin sahtecilik eylemlerine hasren incelemede;
1-Sanığın 29 AE1098 plaka sayılı çalıntı araca … plakalı araca ait şase numarasını naklederek temyiz dışı sanık …’e sattığı iddiasıyla açılan davada; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin yargılamayı yapan hakime ait olması, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, “muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği” anlaşılmakla; İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 19.03.2014 tarihli ekspertiz raporunda ki; “geliş hali ile sağ ön amortisör kulesi üzerinde bulunan “…” şeklinde tanzim edilmiş harf ve rakamlardan oluşan şasi numarasının üzerindeki boyanın kısmen kazınmış vaziyette olduğunun görüldüğü, bu şasi numarasının olduğu alanda silinti ve kazıntı izlerinin bulunduğu, “….” harf ve rakamlarından oluşan kısımlarının orjinal olduğu, “…B5.S….428127” harf ve rakamlardan oluşan kısımların orjinal numara karakterleri ile uyum sağlamadıkları , dizilişlerinin düzensiz oldukları, kimyasal işlem uygulamasına müteakip orjinal şasi numarasına ait sırayla “……” harf ve rakamlarının bulunduğunun görüldüğü, bu bulgulara atfen mevcut şasi numarasının orjinal olmadığı ve orjinal şasi numarasının ise “…” harf ve rakamlarından oluştuğunun sonucuna varıldığı ve yapılan değişikliğin bu hali ile aracı kontrol etmekle görevli kişilerce fark edileceğinden iğfal kabiliyeti taşımadığı;” şeklindeki tespit de dikkate alınarak, suça konu aracın sağ ön amortisör kulesi üzerinde bulunan şase numarasındaki sahteciliğin aldatıcılık niteliğini taşıyıp taşımadığının bir bilirkişi katılımı ile yapılacak keşif sonucunda özellikleri tutanağa yazılarak belirlenmesi ve gerekçeli kararda tartışılmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a)Adli emanetin 2012/245 ve 2012/360 sırasında kayıtlı emanet eşyaların dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi yasaya aykırı,
b)Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nin 53/3.maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluğunun hiçbir şekilde uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 19.10.2021 tarihinde Başkan Vekili …’ın bir nolu bozma düşüncesi yönünden karşı oyu ile oy çokluğu ile, diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Dairemizin 19/10/2021 tarih, 2019/51 Es. , 2021/8859 Kr. sayılı sanık …’un TCK’nin 204/1, 62, 51/1-3, 53/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair yerel mahkeme hükmünün bozulmasına dair kararına katılmıyorum.
Sanığın üzerine atılı … plaka sayılı araca … plaka sayılı araçların şasi numarasının nakledilmesi şeklindeki eyleminde 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları oluşmamıştır.
Çünkü; TCK’nin 204/1. maddesinde tanımlanan “belge” eski dildeki “varaka” kelimesine karşılılık gelmekte olup, yazılı kağıt anlamına gelmektedir. Bu bakımdan, yazılı kağıt niteliğinde olmayan şeyler, ispat kuvveti ne olursa olsun, belge niteliği taşımamaktadır. Yasa gerekçesinde; bazı durumlarda belgenin varlığını kabul için, yazının kağıt üzerinde bulunması gerekmediği, bir metal levha üzerine yazı yazılması hâlinde de belgenin varlığı kabûl edilmiştir. Bu itibarla, araç plakaları da (metal levha üzerine yazıldığı için) resmi belge niteliğindedir.
Somut olayda TCK’nin 281. maddesinde düzenlenen “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunun ya da şartlarının varlığı halinde aynı Yasanın 282. maddesinde düzenlenen “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçunun oluşması mümkündür.
Yukarıda belirttiğim sebeplerle sayın çoğunluğun (1) nolu bozma yönündeki görüşüne değişik gerekçe ile katılmıyorum. 19/10/20