Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5212 E. 2022/18798 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5212
KARAR NO : 2022/18798
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

5237 sayılı TCK’nin 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; hareketlerinden şüphelenilerek kolluk görevlileri tarafından kimlik ibraz etmesi istenen sanığın, kimlik soran polis memurlarına hakkında arama kararı olduğunu bildiğinden kendisini kardeşi … olarak tanıttığı, yüklenen fiilin bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesine uyduğu ve “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” veya “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçlarının unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suçun başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma olarak yazılıp, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak sanığın fiiline uyan 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının, fiilin gerçekleştiği 14.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nin 322 ve Kabahatler Kanunu’nun 24. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanunu’nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 09.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.