Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5412 E. 2023/1453 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5412
KARAR NO : 2023/1453
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/685 E., 2015/209 K.
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2014 tarihli ve 2014/1139 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca Tokat Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/685 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararı ile resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizlemeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede suça konu belgenin aslının sistemden çıktısının alınarak yeniden imzalanması mümkün bulunduğundan suçun unsurları itibarıyla oluşmaması nedeniyle beraat hükmü kurulması gerektiğine ve kabule göre de 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesince iptal edilen bölümlerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasına işaret edilerek bozma yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi sanığın yırttığı belgenin aslının temin edilebildiğine ve sanığın bu sebeple beraat etmesi gerektiğine, aksi halde de lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 10.10.2014 tarihinde adli sicil kaydı almak için Tokat Adliyesi Adli Sicil Bürosuna başvurduğu, işlemlerinin yapılması esnasında elinde bulunan evrak dosyasından resmi formata uymayan imzası ve mührü de bulunmayan sabıkasının olmadığını ihtiva eden bir adli sicil belgesini çıkararak orada bulunan ve şef olarak görev yapan tanıklar S. Ç. ve H. D.’e herhangi bir talepte bulunmaksızın gösterdiği ve iş başvurusunda belgenin kabul edilmediğini söylediği anlaşılmıştır.
2. Bu belgenin kurum formuna uygun olmadığını gören tanıkların ise belgenin başka şekilde kullanılmış olabileceği kuşkusuyla durumdan Cumhuriyet savcısını haberdar ettikleri ve talimat doğrultusunda sanığın ibraz ettiği bu sahte imzasız belgeye dair tutanak tuttukları ve bu tutanağı her iki tanık şefin de imzaladığı belirlenmiştir.
3. Sanık ile tanıklardan S. Ç. suça konu bu belgeyi asansör ile Cumhuriyet savcısına götürürken sanığın tutanağı ve ekinde kendisinden alınan imzasız bilgisayarda tanzim edilmiş adli sicil kaydını tanığın elinden alarak asansörden uzaklaşıp imha ettiği tespit edilmiştir.
4. Sanık soruşturma aşamasındaki inkarının aksine kovuşturma aşamasında başka mahkumiyetleri de bulunduğu için panikle suça konu belgeleri alarak imha ettiğini itiraf etmiştir.
5. Sanığın imzasız ve mühürsüz olarak tanzim ettiği bu adli sicil kaydını hali hazırda çalıştığı yerde kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılan araştırmada çalıştığı iş yerinin gönderdiği adli sicil belgesi fax çıktısının kurumdan alınan gerçek adli sicil kaydı olduğu anlaşılmıştır.
6. Tanıklar tarafından bilgisayara kayıtlı olan tutanağın aynısı yeniden yazıcıdan çıkarılarak yeniden imzalanmış, sanığın tanzim ettiği imzasız adli sicil kaydının önceden alınan fotokopisi eklenmiş ve suç ihbarına esas tüm olayları kapsar şekilde tanzim edilen ikinci bir tutanak ile soruşturma başlatılmıştır.
7. Mahkemece dosya arasına alınan belgeler, tutanak tanıklarının beyanları, sanığın ikrarı, oluş ve tüm dosya kapsamına göre yok edilen belgenin bilgisayardan yeniden temin edilerek imzalanmasının mümkün bulunduğu da gözetilerek teşebbüs aşamasında kalan resmi belgeyi yok etme suçundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere imha edilen varakanın yerine bir başkasının konmasının ve dolayısıyla sistem üzerinde kayıtlı ise yeniden düzenlenmesinin mümkün olması halinde suçun teşebbüs aşamasında kalacağı gözetilerek Mahkemenin sübuta ve teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına dair Olaylar ve Olgular kısmının 7. paragrafında özetlenen kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
3. Mahkemece sanıkla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin tatbik edilmeme gerekçeleri yasal şartlar dahilinde hüküm yerinde tartışılıp değerlendirildiğinden sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmeyerek sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/685 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.