YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5631
KARAR NO : 2023/1115
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/1843 E., 2015/224 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2011/1843 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sahte kimlikten dolayı pişmanlığını belirttiğine, yargılama sırasında iyi halli olduğuna, bu nedenle cezasının düşürülmesi yada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, ruhsatsız silahın ise kendisine ait olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. F.E. tarafından sanığın kasten öldürme suçundan arandığı için sahte nüfus cüzdanı kullandığının ihbar edilmesi üzerine, adresine gidildiğinde polis memurlarına İsmet Alavi adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını sunduğu ve mahkeme kararına istinaden adreste yapılan aramada suça konu tabanca ve eklentilerinin ele geçirildiği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; resmi belgede sahtecilik suçunu kabul ettiğini, ruhsatsız silah bulundurma suçunu ise kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Tanık sıfatıyla dinlenen F.E. yeminli anlatımında; soruşturma aşamasındaki ifadesini tekrarlayarak alt katında oturan sanıkla birlikte yaşayan D. isimli şahsın konuşurlarken sanığın cinayetten arandığını ve sahte kimlik kullandığını söylemesi üzerine ihbarda bulunduğunu beyan etmiştir.
4. D.E. soruşturma aşamasındaki ifadesinde; sanıkla birlikte yaşadığını, F.E. ile sohbet ederken sanığın cinayetten arandığını ve sahte kimlik kullandığını söylediğini, suça konu silahın da sanığa ait olduğunu, kendisini güvende hissetmek için taşıdığını, kimliği ve silahı nereden, nasıl temin ettiğine dair bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
5. Emniyet kriminal ekspertiz raporları ile suça konu nüfus cüzdanındaki fotoğrafın bulunduğu yere önceki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırıldığının ve aldatma niteliğinin bulunduğu; tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu, 12 inci maddesinin dördüncü maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece suça konu nüfus cüzdanı üzerinde gözlem yapılarak aldatma niteliğinin bulunduğu tespitinin yapıldığı görülmüştür.
7. Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/438 Esas ve 2005/550 Karar sayılı kararının kasten öldürme suçundan verilen 15 yıl hapis cezası olduğu, 03.07.2007 tarihinde kesinleştiği, bihakkın tahliye tarihinin 05.08.2021 olduğu, tekerrüre esas teşkil ettiği ve Mahkemece sanığa 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınarak tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.
8. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükümden sonra, yüklenen suça ilişkin yargılama usulü yönünden kanun değişikliği yapıldığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetine ilişkin önceki hükümlülüğünün hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmesi nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde, iddia, savunma, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübuta ermesi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine tabanca ve eklentileri birlikte müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçu Yönünden
Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2011/1843 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragraftan “Emanetin 2011/5893 sırasında kayıtlı kimlik ile…” ibaresinin çıkartılarak “Emanetin 2011/5893 sırasında kayıtlı kimliğin dosyada delil olarak saklanmasına” şeklinde bir paragraf eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2011/1843 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.