Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5633 E. 2023/1604 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5633
KARAR NO : 2023/1604
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/123 E., 2015/299 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2015 tarihli ve 2015/123 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilk suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık verilen hapis cezasını temyiz etmek istediğini belirtmek suretiyle temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan sanık …’nın kimliğini soran görevlilere kendi fotoğrafını taşıyan Yalçın Akgün adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmiştir.
3. İZM-BLG-14-03275 sayılı ekspertiz raporunda, inceleme konusu belgede matbu ibare, şekil, desen, baskı teknikleri ve mühür görüntüleri yönünden farklılıklar bulunduğu, belgenin tamamen sahte olduğu, belgenin düzenli yapıya sahip olması ve fotoğraf üzerine gelecek şekilde oluşturulmuş mühür izinin bulunması nedeniyle ilk nazarda dikkat çekmeyeceğinden iğfal kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece suça konu belge duruşmada incelenerek özellikleri tutanağa geçirilmiş ve sürücü belgesinde yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir.
5. Sanığın tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunmaktadır.
6. Yargılama sonucunda, suçun sübutu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun’un 165 inci maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, söz konusu suçun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hüküm fıkrasında ceza tayin edilirken suçun “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan”, uygulama maddesinin de “TCK’nın 206/1” olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2015 tarihli ve 2015/123 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği temel cezanın tayin edildiği hükmün birinci fıkrasında yer alan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan eylemine uyan TCK 206/1 maddesi uyarınca” ibaresinin çıkartılarak yerine, “resmi belgede sahtecilik suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.