Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5666 E. 2023/916 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5666
KARAR NO : 2023/916
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/8 E., 2015/129 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince suça konu trafik ve tescil belgesi ve plakaların müsaderesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.08.2019 tarihli ve 2015/174955 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, savunma hakkının kısıtlandığına, atılı suçu işlemediğine ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. 29.11.2013 tarihinde sanığın kullandığı 34 … .. plakalı aracın durdurulduğu ve yapılan kontrolde araca ilişkin olarak düzenlenmiş gözüken AU-144998 seri nolu motorlu araç trafik belgesi, … adına düzenlenmiş gözüken BS-173946 numaralı araç tescil belgesi ve araç üzerinde bulunan plakaların sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında özetle; aracı iki ay önce plakalı ve ruhsatlar hazır halde Mehmet Sakızcı isimli kişiden kiraladığını savunmuş ancak kiralama işlemi ve kiraladığı kişiye ilişkin bilgi veya belge sunmamıştır.
3. Suça konu trafik belgesi, tescil belgesi ve plakaların sahte olduklarına ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğuna
ilişkin kriminal ve bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur.
4. Suça konu trafik belgesi, tescil belgesi ve plakalar üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, aldatıcılık niteliğini haiz oldukları belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Suça konu belgeler ve plakalara ilişkin düzenlenen kriminal ve bilirkişi raporları ile aldatıcılık niteliğini haiz olduklarına dair Heyet gözlemi karşısında eksik araştırma nedeniyle bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden

1. Kolluk tutanakları, kriminal ve bilirkişi raporları, sanığın savunmasında belirttiği kiralama işlemine ilişkin bilgi ve belge sunmaması karşısında sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği, ayrıca sanığa iddianame ve ekleri okunup, 5271 sayılı Kanun’un 147 nci maddesi gereğince hakları hatırlatılarak savunmasının alındığı, ceza infaz kurumunda bulunduğu sırada yapılan duruşmalarda hazır edildiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, “değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir kişiye karşı aynı suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda, belgelerin aynı anda kullanılması ve farklı tarihlerde düzenlendiklerine dair bir delilin de bulunmaması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile fazla ceza tayini,
b) Sanık hakkında kurulan hükümde, adli emanetin 2013/13521 sırasında kayıtlı suça konu belgeler ve plakaların dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, sanık hakkında uygulanan zincirleme suç hükümlerinin hüküm fıkrasından çıkartılması halinde 2 yılın altına düşecek olan sonuç hapis cezası hakkında, sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 5 inci maddesinde düzenlenen hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmesi nedeniyle bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım tamamen çıkartılmak ve 62 nci maddesinin uygulandığı paragraftaki “2 yıl 1 ay” ibaresi çıkartılarak yerine “1 yıl 8 ay” ibaresi yazılması suretiyle, ayrıca hüküm fıkrasının yedinci paragrafındaki “TCK 54/1 maddesince MÜSADERESİNE” cümlesinin çıkartılılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.