Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5720 E. 2023/1163 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5720
KARAR NO : 2023/1163
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/126 E., 2015/286 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/126 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sübut bulmadığına, lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kardeşi Ayvaz Çinibulak’a ait kimlik bilgilerini yazarak doldurduğu nüfus cüzdanı talep belgesine kendi fotoğrafını yapıştırarak, Cumhuriyet Mahallesi muhtarı olan temyiz dışı sanık …’e onaylattığı, daha sonra bu belgeyi kullanarak Iğdır Nüfus Müdürlüğünden nüfus cüzdanı çıkarttığı, temyiz dışı sanık …’in şüphelenmesi üzerine olayın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Mahkemece sanık …’ın ikrara dayalı savunmaları, temyiz dışı sanık …’in savunması, …’nün 13.05.2014 tarihli yazı ekinde gönderdiği nüfus cüzdanı talep belgesi, 19.06.2014 tarihli kolluk tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine dair temyiz incelemesine konu iş bu karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” şeklinde yanlış yazılan suç adının “Resmi belgede sahtecilik” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenletip bununla nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanı aldığının anlaşılması karşısında, sahtecilik suçunun zincirleme olarak işlendiği dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulü ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı ve sanığın mükerrir olduğu anlaşılmakla, hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın suçun sübut bulmadığına ve lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/135 Esas ve 2005/344 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2007 tarihli ve 2005/156 Esas, 2007/176 Karar sayılı 2 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenle, Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/126 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ”Sanığın, Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/135 Esas ve 2005/344 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,)

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.