Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6105 E. 2023/1650 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6105
KARAR NO : 2023/1650
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/369 E., 2015/230 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Manavgat 2. Asliye Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören …’in 28.10.2014 tarihli duruşmada sanık …’dan şikayetçi olmadığını, sanık … hakkındaki şikayetinin ise devam ettiğini beyan etmesi gözetildiğinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde kararı temyiz etme hak ve yetkisinin olmayacağı cihetle; sanık … hakkındaki yargılama konusu özel belgede sahtecilik suçu yönünden suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki düzenlemeye göre şikayete bağlı olan ve iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği, şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara sirayet edeceği, özel belgede sahtecilik suçunun şikayete tabi olmaması usul hukuku müessesesi olması nedeni de gözetilerek suçtan zarar gören …’in sanık …’dan şikayetçi olmamasının sanık …’a sirayet etmeyeceği, bu nedenle sanık … hakkında kurulan hükme 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip, aynı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikayetçinin davaya katılan olarak kabülüne karar verilip, sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyizi, eksik araştırma ile karar verildiğine, ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Suçtan zarar gören …’in 28.10.2014 tarihli duruşmada sanık …’dan şikayetçi olmadığını, sanık … hakkındaki şikayetinin ise devam ettiğini beyan etmesi gözetildiğinde; 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde kararı temyiz etme hak ve yetkisinin olmayacağı cihetle; sanık … hakkındaki yargılama konusu özel belgede sahtecilik suçu yönünden suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.11.2014 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar görenin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.