Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6107 E. 2023/1863 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6107
KARAR NO : 2023/1863
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/639 E., 2015/469 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlikbilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/639 Esas, 2015/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Başkasına ait kimlik veya bilgilerini kullanarak iftira suçundan 268 inci madde delaletiyle 267 nci maddenin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; gerekçesizdir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın 12.11.2013 günü Bahar Hastanesi’nde yatmakta olan bir hastanın odasından hırsızlık şüphesiyle yakalandığında üzerinden şikayetçi … adına düzenlenmiş sürücü belgesinin ele geçirildiği, sanığın ifadesinin bu kimlik bilgilerine göre alındığı ve Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/688 Esas numaralı dosyasında şikayetçi adına dava açılmasına sebebiyet verdiği belirtilerek resmi belgede sahtecilik ve başkasının kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında, hakkında kesinleşmiş cezaları olması ve eşinin yeni doğum yapmış olması nedeniyle yakalanmamak için arkadaşı olan …’in sürcü belgesi fotokopisi üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak kullandığını kabul etmiş, ancak kendisinin hırsızlık amacıyla hastanede olmadığını, baldızını ziyarete gittiğini, suça konu belgeyi de daha sonra yırtıp attığını, başka yerde kullanmadığını beyan etmiştir.

3. Şikayetçi …’e duruşma gün ve saati bildirir davetiye usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş ancak şikayetçi duruşmaya katılmamış, Mahkemece soruşturma aşamasındaki ifadesi okunarak bu beyanıyla yetinilmesine karar verilmiştir. Şikayetçi kolluktaki ifadesinde sanık …’ı Mudanya’dan tanıdığını, kendisine araç kiralaması için sürücü belgesi fotokopisini üç ay kadar önce verdiğini, 27.11.2013 tarihinde e-devlet üzerinden Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinde hırsızlık suçu nedeniyle duruşması olduğunu öğrenince ilgili mahkeme hakimi ile görüştüğünü, bu suçla ilgisi olmadığı, kimlik bilgilerinin kullanılmış olabileceğini beyan ettiğini, parmak izi örneklerinin alındığını, hırsızlık olayı ile ilgili yakalanıp fotoğraf ve parmak izi alınan şahsın fotoğrafı kendisine gösterildiğinde sanık … olduğunu teşhis ettiğini beyan etmiştir.
4. Hazırlık aşamasında, hırsızlık şüphelisi kişinin fotoğrafları sanığın ablası olan Figen Ertürk’e gösterilmiş, fotoğraftaki kişinin kardeşi … olduğunu teşhis etmiştir.
5. Suça konu belge aslı hırsızlık soruşturmasında sanığa teslim edilmiş, sanık tarafından yırtıp atıldığı gerekçesi ile dosyaya sunulmadığından belge aslına ulaşılamamıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma“ suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve fotokopi üzerinde mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması nazara alındığında; somut olayda … adına düzenlenmiş suça konu sürücü belgesi aslının ele geçirilemediği ve bu nedenle aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının tespit edilemeyecek olması karşısında, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 Tarihli ve 2014/639 Esas, 2015/469 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.