YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6433
KARAR NO : 2023/488
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/263 E., 2015/506 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2015/263 Esas, 2015/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık dilekçesinde herhangi bir neden belirtmeksizin hükmü temyiz ettiğini beyan etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Samsun Terme Devlet Hastanesi, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ordu Devlet Hastanesi, Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi, Kayseri Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’nde şikâyetçi …’in kimlik bilgileri ile giriş yapıp muayene olduğu ve yazılan reçetelerdeki ilaçları aldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında eylemleri ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.04.2014 tarih 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK’nın 206 ıncı maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde yani kişinin beyanı yeterli olmayıp bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse; kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar eşliğinde somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, şikâyetçiye ait kimlik bilgileri ile sağlık kuruluşlarına başvurduğunda, sağlık kuruluşlarının sanığın gerçek kimliğini araştırma ve kontrol etme yükümlülüğünün olması karşısında, sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun yasal unsurları oluşmadığından sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Suç tarihlerinin “09/06/2012, 26/08/2012, 28/08/2012, 03/09/2012, 25/09/2012, 05/12/2012, 13/12/2012, 31/07/2013, 18/09/2013, 23/09/2013” tarihleri olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 25.10.2013 olarak yanlış gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2015/263 Esas, 2015/506 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.