YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6501
KARAR NO : 2023/1625
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/46 E., 2015/266 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/46 Esas, 2015/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eylemleri mecbur kaldığı için gerçekleştirdiğini, inkar etmediğini, buna rağmen hakkında fazla ceza tayin edilerek, tekerrür hükümlerinin uygulandığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ve cezanın ertelenmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında …’in nüfus cüzdanını hırsızlayarak, nüfus cüzdanı üzerinde bulunan … ‘e ait fotoğrafı yerinden çıkartıp kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; hakkındaki arama kararı nedeniyle çalışamadığını, çalışmaya ihtiyacı olduğunu, bu nedenle …’in aracını kullanırken … bulunmadığı sırada araçta bulunan kimliğini alarak fotoğrafı kendi fotoğrafıyla değiştirdiğini beyan ederek, yüklenen suçları ikrar etmiştir.
3. … anlatımlarında; sanıkla birlikte arabasında bulundukları sırada kendisin araçtan inerek hastaneye gittiğini, sanığın araçta yalnız kaldığını, bu sırada araçtan kimliğini aldığını, olay nedeniyle sonradan öğrendiğini, kimliğini bulamadığı için o tarihte yeni kimlik çıkardığını, şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
4. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün uzmanlık raporu ile, suça konu nüfus cüzdanındaki fotoğrafın yerinden sökülerek mevcut fotoğrafın tahrifen yerleştirildiği, belgenin ikinci bir lamineyle kaplandığı, sahteliğinin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceğinden aldatma niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. Sanık hakkında basit hırsızlık suçundan kurulan hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/366 Esas, 2009/703 Karar sayılı nitelikli hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasını içerir hükümlülüğünün Yargıtay 13. Ceza Dairesi tarafından onanmak suretiyle 20.06.2013 tarihinde kesinleştiği, tekerrüre esas teşkil ettiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelenmesine de engel teşkil ettiği, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, failin arkadaşının nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle ortaya koyduğu kastının yoğunluğu gözetilerek mahkemenin teşdiden ceza uygulamasına dair takdirinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın bu hususlara yönelik temyizi yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine aynı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi isabetli bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hırsızlık Suçu Yönünden
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu ve hırsızlık suçunun mağdurunun ise. … olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen hırsızlık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle diğer temyiz nedenleri ve sair hususlar incelenmemiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/46 Esas, 2015/266 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 2-a) numaralı bendinin ilk paragrafında yer alan “…TCK nun 141/1…” ibaresinin çıkartılarak yerine “… 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası…” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Hırsızlık Suçu Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/46 Esas, 2015/266 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.
.