Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6641 E. 2023/1052 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6641
KARAR NO : 2023/1052
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/2026 E., 2015/97 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2012/2026 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, bilirkişi raporunu kabul etmediklerine ve tanık …’ın beyanlarına itibar edilmemesine, eksik inceleme sonucu verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanıklar … ve Nejdet Karaarslan tarafından, kira borçlarına karşılık suçtan zarar gören …’a verilen çekin, bankaya ibrazından çalıntı kaydının bulunduğu tespit edilmiş, temyiz dışı sanıklar ifadelerinde suça konu çeki Vasfi isimli kişiden aldıklarını beyan ederek, onunla irtibat kurdukları telefon numarasını vermiş, telefon numarasının sanık …’in kızı adına kayıtlı olduğu anlaşılarak sanıkların eylem ve fikir birliği içerinde hareket ederek üzerilerine atılı suçu işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Söz konusu telefon numarasının tanık G. A. adına kayıtlı olduğu, G. A.nın sanık …’in kızı olduğu anlaşılmış, sanık …’in de diğer sanıkların uzaktan akrabası olduğu beyan edilmiştir.
3. Tanık G. A. sanık …’in babası olduğunu ve telefonun bazen babası tarafından kullanıldığını beyan etmiştir.
4. Temyiz dışı sanıklar … ve Nejdet Karaarslan soruşturma aşamasındaki beyanlarında çeki, …’in yanında çalışan Vasfi isimli kişiden aldıklarını beyan etmiş iseler de, mahkemedeki sorgularında çekin bizzat sanık … tarafından kendilerini verildiğini beyan etmişlerdir.

5. Sanık … suçlamaları kabul etmemiş, çekin kendisi tarafından verilmediğini, çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, tanık V. A. ve diğer sanıkların kendisine iftira attıklarını savunmuştur.
6. Tanık V. A. çekle kendisinin bir ilgisi olmadığını, sanık …’in piyasadan sahte çekleri alarak sattığını duyduğunu beyan etmiştir.
7. Dosya arasında bulunan Kriminal raporlara göre, çekteki keşideci imzası ile ciranta yazı ve imzalarının burada adı geçen şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş, keşideci imzasının sanık …’in de eli ürünü olmadığı, ancak çekin ön yüzündeki yazıların sanık …’in elinden çıktığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
8. Mahkemece suça konu belge üzerinde yapılan incelemede, çekin aldatıcılık niteliğinin olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
9. Mahkeme tarafından bilirkişi raporları, tanık ve sanık beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmaları, temyiz dışı sanıkların ve tanıkların beyanları ile dosya kapsamında toplanan tüm delillere göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2012/2026 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.