Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6670 E. 2023/1769 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6670
KARAR NO : 2023/1769
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/196 E., 2015/281 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/196 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, yokluğunda hüküm verildiğine, tebligatın muhtara yapıldığına ve tesadüfen öğrendiğine, şikâyetçinin oğlu olduğuna ve şikâyetin bir anlık öfke ile yapıldığına, suça konu senedin oğlunun beyanı alınarak imzalandığına, eylemde kasıt olmadığına ve re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, yaptığı alışveriş karşılığında suça konu her ikisi de 29.08.2012 tanzim tarihli olmak üzere 20.10.2012 vade tarihli 4.000,00 TL bedelli ve 20.11.2012 vade tarihli 4.000,00 TL bedelli bonoları, oğlu olan mağdur …’in adı ve T.C. numarasını yazarak düzenlediği ve kendisinin imzaladığı, katılan …’un vekâleten yetkilisi olduğu Karasoy İnşaat Malzemeleri unvanlı firmaya verdiği, adı geçen firma tarafından da suça konu senetlerin cirolanarak Gemas İnşaat Ltd. Şti.ye borçlarına karşılık verildiği, senetlerden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine son yetkili hamil olan Gemas İnşaat Ltd. Şti. tarafından senet borçluları … ve Karasoy İnşaat Malzemeleri – Bekir Karasoy hakkında kambiyo takibi başlatıldığı, sözkonusu takibe mağdur … tarafından takibe konu senetlerde bulunan imzaların kendisine ait olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında, oğlu … ile birlikte iş yaptıklarını, malzeme almaya kendisinin gittiğini, suça konu bonoların da kendisi tarafından düzenlendiğinden katılan …’un bilgisi olduğunu, senetlere konu borcun ödendiğini beyan etmiştir.
3. Sanığın savunmalarının, oğlu olan mağdur … ve suça konu senetlerin aralarındaki alışveriş karşılığında verildiği katılan … ve icra takibine konu eden şirket yetkilisi katılan … tarafından doğrulanmadığı anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından suça konu bono asıllarının getirtilerek unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık nitelikleri bulunduğunun tespitlerinin yapılmış olduğu görülmüştür.
5. Yapılan yargılama sonunda resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanığın suça konu iki adet senedi düzenlediği ve bu senetleri Karasoy Odun Kömür İnşaat Malzemeleri firması yetkilisi Bekir Karasoy’un vekâleti doğrultusunda işlerini yürüten …’a verdiği, Bayram’ın ciro ederek Gemas İnşaat şirketine verdiği, daha sonra …’in imzaya itiraz etmesi üzerine yapılan incelemede imzanın …’e ait olmadığının belirlendiği, sanığın bonoları kendisinin düzenlediğini, imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, böylece atılı suçu işlediğinin tevilli ikrarı, katılanların ve mağdurun beyanı, emanet makbuzu, yapılan gözlem, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı gereğince anlaşıldığı kabulü ile gerekçeleri açıklanarak takdiri indirim ve erteleme hükümleri uygulanmaksızın incelemeye konu mahkumiyet hükmü verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereğinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/196 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/196 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.