YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6690
KARAR NO : 2023/105
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/2 E., 2015/316 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/386 Esas, 2013/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 16.12.2013 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 01.06.2014 tarihinde işlemiş olduğu hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen cezaların kesinleşmesi ve ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Nazilli 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2015/2 Esas, 2015/316 Karar sayılı karar ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süre tutum dilekçesi sunmak suretiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise, 1412 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, 5271 sayılı Kanun’da öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, incelenen dosya kapsamında; bu ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hali olarak saptanmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2015/2 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.