YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6764
KARAR NO : 2021/7334
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
1) “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen karara yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; sanığın temyiz isteminin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile mercisinde incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesine gelince;
İddianameye konu sanığın müştekinin imzasını taklit etmek üzere her bir arazi için ayrı ayrı muvafakatname hazırlamaktan ibaret eyleminin suça konu muvafakatnamelerin özel belge olması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, kaldı ki sanık aynı zamanda muhtar olması nedeniyle söz konusu belgeleri onaylamış olsa da bu belgelerin muhtarın görevi gereği düzenlemesi gereken belgelerden olmadığı bu itibarla eylemin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna vücut vermeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususa ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamındaki belgelere göre suça konu muvafakatnamelerin İlçe Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğüne sanık tarafından farklı yıllarda destek alınmasına rağmen aynı anda bir kez 07.08.2009 tarihinde sunulduğu anlaşılmakla, suç tarihinin 07.08.2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mahkemece kabul edilen; sanığın, kardeşi olan müşteki yerine imza atarak doğrudan gelir desteği almak için ilgili kuruma sahte muvafakatnameleri sunmaktan ibaret eyleminin, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmuş ise de;
“Özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 07.08.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.