YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6984
KARAR NO : 2023/1205
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/86 E., 2015/240 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanunun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2014 tarihli ve 2014/160 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca Kızıltepe Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli ve 2014/86 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesince iptal edilen bölümlerin infaz aşamasında gözetilebileceğine işaret edilmiş ve 1,80 TL lik yargılama giderinin miktarına göre Amme Alacaklılarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesi uyarınca hazineden alınması yerine sanıktan tahsil edilmesinin ve suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemesinin hatalı olması nedenleriyle düzeltilerek onama yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak ve somut delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gibi, verilen mahkumiyet hükmünde temel ceza belirlenirken teşdiden uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığa ait 15.11.1992 tarihli Yetişkinler Eğitimi İlkokul Diplomasının sahte olduğu, bu sahte diplomanın Cizre Noterliğince onaylanmış örneği ile 20.06.1995 tarihli sahte sürücü belgesini aldığı, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında da 22.10.2013 tarihinde Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı inkar ederek kursa gidip sınavlara girerek diploma aldığını savunmuş ise de; bakanlık müfettişlerince düzenlenen fezlekede sanığın da içinde bulunduğu 66 kişi hakkında düzenlenen diplomaların kurs öğretmenleri tarafından tanzim edilmediği ve fiilen kursa gidilmediği gerekçesiyle iptal edildiği belirlenmiştir.
3. Mahkemece sanığın sahte diplomayla sürücü belgesi alarak kullandığı kabul edilerek zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmetmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Adli emanette kayıtlı suça konu belgenin akıbeti hakkında mahallinde bir karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yargılama gideri olarak hesaplanan 1,80 TL’nin 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli ve 2014/86 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği yargılama giderine ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “1,80 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL’den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince hazineye yükletilmesine” yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.