Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7018 E. 2023/101 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7018
KARAR NO : 2023/101
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1006 E., 2015/339 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Şaban Tuna
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412
sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/1006 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz hakkını kullanmak istediğini belirtmek suretiyle temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın suç tarihinde 35 CMS 47 plakalı araç ile seyir halinde iken yol kontrolü yapan trafik ekiplerince durdurulduğu, yapılan alkol testi sonucunda sanığın 1.55 promil alkollü olduğunun belirlendiği, sanığın görevlilere kendisini Şaban Tuna olarak tanıtıp bu kişinin T.C kimlik numarasını verdiği, bu şekilde Şaban Tuna adına trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlendiği, akabinde sanığın şüpheli hareketler sergilemesi ve sanığın yanında bulunan şahısların sanığa Şenol ismiyle hitap etmeleri üzerine yapılan araştırmalar sonucunda sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği, Şaban Tuna adına yapılan işlemlerin iptal edilerek sanık … adına trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde, suçlamayı kabul ederek ikrarda bulunduğu, 05.03.2015 tarihli duruşmada ise, olay günü trafik polisleri tarafından durdurulduğunu, kendisine kimliğini sorduklarını, aracın ruhsatını ibraz ettiğini, aracın kendisinin adına kayıtlı olduğunu, daha sonra yanında bulunan arkadaşı Coşkun’un kendisine “Şaban” diye seslendiğini, bunun üzerine görevlilerin adının Şaban olup olmadığını sorduğunu, adının Şenol olduğunu söylemesine ve elindeki belgelere göre Şenol olduğunu bilmelerine rağmen polislerin ısrarla sorması üzerine adının “Şaban” olduğunu söylediğini, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
3. Tanık olarak dinlenen tutanak mümzileri Ç.D. ve E.A. tutanak içeriğini doğrulamıştır.
4. Şaban Tuna adına düzenlenmiş 28.09.2014 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağı sanığın gerçek kimliğinin … olduğunun tespit edilmesi üzerine iptal edilmiştir.

IV.GEREKÇE
1. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasındaki düzenleme karşısında; somut olayda 35 CMS 47 plaka sayılı araçla seyir halindeyken trafik ekiplerince durdurulan ve yapılan kontrolde 1.55 promil alkollü olduğu belirlenen sanığın, işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, kardeşine ait kimlik bilgilerini kullanması fiilinin Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması ve Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, yargılama konusu başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun seri muhakeme usulüne tabi olduğu ve sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Kabule göre;
a) Sanığa isnat edilen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 250 ve 251 inci maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü’nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5inci maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
Hususları gözetilmeden kurulan hüküm, belirtilen nedenlerle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/1006 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.