YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7036
KARAR NO : 2023/364
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/348 E., 2015/95 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2011/348 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, yeterli araştırma yapılmadığına, dosya ile bağlantılı olan İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/777 Esas ve 2013/725 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeden karar verildiğine ve somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sevk ve idaresinde bulunan 34 UF 7783 plaka sayılı aracın kolluk görevlileri tarafından kontrol amacıyla durdurulması üzerine yapılan incelemelerde; aracın gerçekte, İstanbul ilinden çalınan 34 NON 45 plaka sayılı araç olduğu, araç üzerinde bulunan 34 UF 7783 sayılı plakalar, araç trafik ve tescil belgeleri ile AXA Oyak Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş gibi görünen 13.02.2009 tarihli KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinin sahte olduğu, sanığın bu belgeleri sahte olarak düzenlemek ve kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; çalıntı olduğunu bilerek satın aldığı araca ilişkin suça konu belgeleri sahte olarak kendisinin düzenlediğini beyan etmiştir.
3. Suça konu belgeler, Adli Emanetin 2011/954 ve 2011/1279 sırasında muhafaza altına alınmış; İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 18.05.2011 tarihli ve BLG-2011/4909 sayılı Ekspertiz Raporuna göre belgelerin sahte olup, aldatma yeteneğine sahip oldukları bildirilmiştir.
4. Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2011/348 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında elde edilen tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş, sanığın sahtecilik eylemlerinin birden fazla belgede olması, bu eylemlerin aynı kasıt altında gerçekleştirildiği kabul edilerek, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.12.2013 tarihli ve 2011/777 Esas, 2013/725 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiş, UYAP üzerinden yapılan incelemede, bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi’nin 29.02.2016 tarihli ve 2015/260 Esas, 2016/3289 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği tespit edilmiş olup Mahkemece, sanık hakkında bu dosyanın kesinleşmesi beklenmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olması nedeniyle, Adli Emanetin 2011/954 ve 2011/1279 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma yeteneklerinin bulunup bulunmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde belge asıllarının dosya içerisine bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
a) Aynı anda ele geçirilen suça konu belgelerin değişik zamanlarda düzenlendiklerine dair bir tespitin bulunmaması nedeniyle, somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun aynı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde nazara alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması,
b) 14.03.2011 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 2008 şeklinde yanlış yazılması,
c) 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2011/348 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.