YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7097
KARAR NO : 2023/573
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/618 E., 2015/279 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli ve 2014/618 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suça konu belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığına, isnat edilen suçun kesin delillerle ortaya konulamadığına, sanığa 5271 sayılı Kanun’un 231 inci, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasının yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’ın sanığın ev sahibi olduğu, aralarında herhangi bir yazılı kira sözleşmesi bulunmaksızın aylık 180,00 TL kira bedeli ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıkları, buna karşılık sanığın başlangıçtan itibaren herhangi bir kira bedeli ödememesi üzerine katılanın sanık hakkında Gediz 1. İcra Dairesi’nin 2013/866 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığı, sanığın hakkındaki icra takibine itirazda bulunduğu ve katılanın yerine sahte olarak imzalanan 25.08.2011 tarihli kira sözleşmesi suretini itiraz dilekçesi ekinde ibraz etmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; kira sözleşmesine konu evin gerçekte … isimli kişiye ait olduğunu ve kendisinin de evi bu kişiden kiraladığını, ancak …’in borçları nedeniyle evi katılana devrettiğini söylemesi üzerine kira sözleşmesini katılanla düzenlediklerini, eve doğalgaz tesisatı döşemesi karşılığında bu bedelin kiradan mahsup edilmesi hususunda anlaştıklarını, sözleşme üzerindeki tüm yazıları kendisinin yazdığını, katılanın da oğlu …, … ve kendisinin huzurunda imzaladığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Suça konu kira sözleşmesi aslının, soruşturma aşamasında sanık tarafından ibraz edilmesi üzerine Adli Emanetin 2014/120 sırasında muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
4. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 04.04.2014 tarihli uzmanlık raporunda; sözleşmede yer alan katılan adına atılı imzanın katılanın eli ürünü olmayıp takliden atıldığı, ancak imzanın sanığın eli ürünü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgunun tespit edilemediği bildirilmiştir.
5. Yargılama sırasında tanık olarak bilgisine başvurulanlardan Ş. A. C. beyanında; katılanın, sözleşmeyi kendisi ve babasının huzurunda bizzat imzaladığını bildirmesine karşın; tanık S. D. sanık ve katılan evin kiralanması hususunda pazarlık yaparken yanlarında bulunduğunu, ancak herhangi bir yazılı kira sözleşmesi yapılmadığını, evin önceden kendisine ait olduğunu, fakat 2009 yılında dünürü olan katılana sattığını söylemiştir.
6. Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli ve 2014/618 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile sözleşmenin katılanın imzası dışında sanık tarafından doldurulduğu, böylece hakkında icra takibi başlatılan sanığın iddianameye konu sözleşmeyi sahte olarak düzenlediği gerekçesiyle sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş; katılanın zararının giderilmediğinden ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate ulaşılamadığından bahisle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş; denetim süresi dolmadan yeniden suç işlemesi, pişmanlık duymayışı ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate ulaşılamadığı belirtilerek 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca hükmedilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmemiş ve ertelenmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; dosya kapsamında elde edilen deliller ve özel belge niteliğinde olan suça konu kira sözleşmesinin sahte olarak düzenlenip kullanılması eylemindeki menfaatin sanığa ait olduğu hususu da dikkate alındığında, sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; Mahkemenin, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeleri yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında şikayet tarihi olan 18.12.2013 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu belgenin Gediz 1. İcra Dairesi nezdinde kullanıldığı 05.08.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli ve 2014/618 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.